top of page


"Tanrılar Ruh Üfler Şairler Gölge"
8 Nisan 1970 tarihinde acılarla dolu olacak bir hayata gözlerini açar Didem Madak. Varoluşun getirdiği derin ıstırabı ve hayatın sol kroşesini henüz 13 yaşındayken annesinin vefatıyla beraber yüreğinde hisseder. İleride şair olacak ve anne kokan şiirler yazacaktır. Nitekim annesinin ölümünü de şöyle anlatmaktadır: “13 yaşımdayken annem öldü. Hani bazı insanlara isimleri çok yakışır ya, işte annem o insanlardandı. İsmi Füsun’du. Annemden bana kalan tek miras bir sihirdir. Onu
19 Şub3 dakikada okunur


Sen Efsane Değilsin
Film izlerken uyuyakalmalarım meşhurdur. Özellikle tek başıma izlediğim filmleri bir günde bitirmem mümkün değil. Hele ki Interstellar gibi üç saate yakın filmleri üç günde izlediğimi bilirim. Tam uyumak olmasa da sinemada dalıp gitmişliğim de vardır. Bu sebeple beni yakından tanıyan arkadaşlarım bu hâlimle sürekli dalga geçer, çok sevdikleri filmleri izletemedikleri için de ufaktan bir kahırlanırlardı. İletişim fakültesinde okuduğum için pek çok “fularlı ortam”da; ileride ke
19 Şub4 dakikada okunur


Sarıldığım Ağaç Gövdeleri
Elbet imzam vardır benim de alnımın yazısında Kucakladım kıyısında dolaştığım uçurumu Bunu ben istedim, şimdi her yanım boşluk Üstelik yörüngemde asılı duran pergelin de ucu köreldi Elime yüzüme bulaştırdım derdimi Yani yıllardır besleyip büyüttüğüm acılar Ümran'ın yüzündeki bir damla kan etmiyor Saçlarındaki kırıkların avucumda bıraktığı yaralar Büyük bir utanç olup zerrelerime hükmedince Anlıyorum bu yaşamak ne için var Hep daha iyi bir ölüm için
19 Şub1 dakikada okunur
bottom of page