top of page

Haziran'da Doğmak da Zor

  • 19 Şub
  • 1 dakikada okunur


Gün doğmuş, soba geçmiş, ev buz gibi…

"Hadi acele et, çıkıyorum ben" diye sesleniyorsun kapıdan

Kapının eşiğinde koca bir uçurum sallanıyor.

Gitsem… Sensiz gitmek nedir bilmediğim zamanlar henüz

Kulağımın dibinde paslı bir salıncak...

Bahçedeki mısır koçanlarını yırtan süt dişlerin sabırsız bir düğüme saldırıyor büyüdükçe

Elinle gözlerimdeki yaşı siliyorsun

Toprak yolda sessizce katır kutur yürüyoruz,

Dilimizden tek bir kelime dökülmüyor

Bugün

Bizim

Doğum günümüz.


Bir öğlen sıcağında dövüyorlar sonra beni

Havada kar soğuğu var, güneş bedenimi yakıyor

Dudaklarım patlıyor karların üzerine

Bu kavga benim kavgam

Bu yenilgi de.

Dökülen dişlerimi madalyon gibi takıyorum göğsüme

Eve döndüğümde girişteki divanda uyurken buluyorum seni

Yerde pazar poşetleri.



Ocakta yemek pişiyor, kursağımızda yaşamak

Sen ne zaman ölürsen o zaman kabul görür toprak

Annem sarıldığı her şeyi unufak ediyor

Tül, tülbent, mutfak.

Ne zaman anneme sarılsam Annem unufak.


Özür diledim bir şiir yazmak için

Bir şiir yazdım özür dilerim

Özür dilerim ölmeni bekledim günlerce

Çokça bahanem vardı ama ölüm hep haklı

Sen az yaşadın, ellerimde ölün çoğaldı

Özür dilerim.

 
 
 

Yorumlar


Benimle iletişime geçin

bottom of page